fbpx

YABANCI DİLDE AKICILIK NASIL KAZANILIR?


Etkin Dil Çalışma Alışkanlıkları Geliştirmek İçin 4 Öneri

Yabancı dil öğrenmek isteyen yetişkinler, dil öğrenmenin gençlikte daha kolay olduğunu düşündükleri için zaman zaman ümitsizliğe kapılırlar. “Yabancı Dilde Akıcılık Nasıl Kazanılır?” kitabımızda, Richard Roberts ve Roger Kreuz psikolojiden ve bilişsel bilimden faydalanıyorlar ve yetişkinlerin hayatları boyunca edindikleri bilgi ve becerilerin desteğiyle yabancı dilde nasıl uzmanlık kazanacağını açıklıyorlar.

Roberts ve Kreuz, kitapta yetişkinlerin yeni bir dili çocuklardan bile daha kolay öğrenebileceğine dair kanıtlar sunuyorlar. Ve yine bu kitapta yabancı dil öğreniminde alışkanlık geliştirmek için 4 öneride bulunuyorlar.

Gelin bu önerilere birlikte bakalım:


1. Gerçekçi olanı belirleyin.

Yaşamda hedefler belirlemenin önemli olduğu açık bir gerçek gibi gözükebilir. Nereye baksanız “Yüksek Başarı” veya “Yıldızlara Ulaşmak” için teşvik edilirsiniz. Bunlar çok güzel düşünceler, ancak nasıl? Hedefe ulaşma davranışı konusunda bilişsel bilim insanları çok çalıştılar. Hâlen süren araştırma, Edwin Locke ve Gary Latham tarafından şöyle özetleniyor:

“Belirgin ve yüksek (zor) hedefler belirlemek, kolay hedeflerden ya da ‘elinden gelenin en iyisini yapmak’ tavsiyesi gibi belirsiz, soyut hedeflerden daha yüksek görev performanslarına ulaşmayı sağlar. Kişi hedefine bağlı olduğu, ona ulaşmak için gereken beceriye sahip olduğu ve çakışan hedefleri olmadığı sürece hedefin zorluğu ile görev performansı arasında pozitif ve doğrudan bir ilişki vardır.”

Lock ve Latham’ın vardığı sonuç, yetişkin yaştaki dil öğrencileri için çok uygun görünüyor. Yeni bir dil öğrenmek kesinlikle zordur ancak yetişkin dil öğrencilerinin çoğu bu hedeflerine bağlıdır ve bunu gerçekleştirebilecek yeteneğe sahiplerdir, çakışan hedeflerin araya girmesine izin vermedikleri sürece. Öyleyse neden, pek çok yetişkin dil öğrencisi dil öğrenme deneyimleri konusunda memnuniyetsiz veya öfkeli hisseder ya da hayal kırıklığına uğrar? Bunun size de olmasını nasıl engellersiniz?

Eğer hedefiniz Çince ya da Arapça gibi “süper zor” bir dilde yıl sonuna kadar ana dil akıcılığına ulaşmaksa, kendinizi başarısızlığa mahkûm ediyor olabilirsiniz. Bunun gibi bir amacı gerçekleştirmek neredeyse imkansızdır; dolayısıyla hedefe erişmek için bir plan yapmak çok zor olacaktır. Uzun vadeli hedefinize ulaşmak için zamana yayılmış gerçekçi ve kısa vadeli hedefler belirlemek sizin için çok daha iyidir. Bu alt hedeflere ulaştıkça motivasyonunuz artacak, çalışma planınızı uygulamayı sürdürmeye devam edeceksiniz.

2. Hedefinizi etrafınızdakilere anlatın.

Kendinize gerçekçi bir hedef koyduktan sonra bunu başkalarıyla paylaşmak motivasyonunuzu artırır. Yabancı dil öğrenmeyi hafife alırsanız, muhtemelen çalışmaya hiç başlamazsınız. Hedefinizi eşinizle ya da bir arkadaş veya kardeşinizle paylaşırsanız, zaman zaman çalışmalarınızın ne durumda olduğunu sorarlar. Her seferinde henüz başlamadığınızı söylemekten utanabilirsiniz, bu da kendi kendini motive etmenin başka bir yoludur.

3. Birlikte çalışabileceğiniz bir arkadaş bulun.

Koşmaya başlayan insanların çoğu yanlarında bir arkadaşla koşmanın daha yararlı olduğunu düşünür. Kararınızdan etkilenen tek kişi sizseniz, günlük koşularınızı aksatmak çok daha kolaydır. Ancak arkadaşınız kapıyı çalıp sizi çağırdığında o günkü koşuyu boş vermek pek mümkün değildir. Ne yazık ki, sizinle aynı dili öğrenmek isteyen bir arkadaş bulmak zor olabilir. Ve birlikte çalışanlardan biri hedef dili biraz biliyorsa, daha az bilen kişi kendini geride kalmış hissedebilir. Eğer bir kursa gidiyorsanız, sizinle benzer düzeyde olan bir sınıf arkadaşınızla eşleşebilirsiniz. Ayrıca internet üzerinden de ders çalışma arkadaşı edinebilirsiniz.

4. Her gün aynı saatte çalışın.

Çoğumuzun, önemli işlerimizi tamamlamak için tercih ettiği bir zaman dilimi vardır. Bazıları ders çalışmak ve yazı yazmak için sabahın sessizliğini tercih ederler; bazılarıysa gece kuşudur ve en iyi işlerini geç saatlerde çıkarırlar. Yetişkin bir dil öğrencisi olarak sizin için en verimli olacak zamanı biliyor olmalısınız. Her sabah kahvaltıdan önce veya sonra ya da gece geç saatlerde çalışmak gibi seçenekleri değerlendirebilirsiniz. Çalışma saatiniz istikrarlı olursa, günün o saati size ders çalışmanız gerektiğini hatırlatan bir tetikleyici olacaktır.